Bence bu dünyadaki herkesin konuşamadığı bir şeyleri vardır. Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine, fakirinden zenginine... Bu ayrım demek değildir ki o kişinin konuşamadığı şeyler küçük veya büyük. Her insanın kendi dünyasında dertleri, sakladıkları vardır. Bu şeyleri bir başkası öğrense çok küçük bir şey olarak görebilir ya da hiç takmayabilir. Zaten insanların bir çoğu da sırf bu yüzden derdini açamıyor ya da zihninin en derinlerine o anlık gömüyor. Bu yüzden bana kalırsa çoğu kişi ister istemez kendisi fark etmeden bunalıma girebiliyor. Bu blogu aslında tamamen bazı şeylerin farkına varıp kendi kendimizi bitirmememiz için biraz olsun da içten bir ferahlık sağlayabilmek için yazıyorum. Hayır bu konularda uzman birisi değilim, belli bir diplomam yok fakat bazı şeyleri minik minik de olsa fark edebildiğim için ve cidden kendimi bunalımda hissettiğimde kendimi bir şekilde o durumdan çıkarabildiğim için yazıyorum. Belki sizlerden birisine de ufacık bile olsa faydam dokunabilir. Kısa bir ara verdiysek izninizle devam ediyorum.
Bazı şeyleri ne kadar görmezden gelsek bile o zihnimizin en derinliklerinde kalır. Kendimizi her ne kadar atlattık sansak da aslında sadece kendimizi geçiştiriyoruz ve bu yaptığımız bizi rahatlatmak yerine aslında uzun vadeli bir süreçte zarar veriyor. Hayatımızda çok büyük olaylara tepkisiz kalırken en küçük bir olayda (bir yerinin çizilmesi, bir bulaşığı yıkayamamak veya bir bardağın kırılması vb.) ağlamak istersiniz. Aslında bu o anki durumla değil çok önceden içinizdeki şeylerin birikip patlamasıyla oluşur. Evet bu bahsettiğim durumu çoğumuz biliyoruz ama görmezden geliyoruz. Ama biz de insanız duygularımız var ve bunları yaşamak için de nefes alıyoruz. Biz ise bunları yaşamak yerine hep erteliyoruz sonuç ise kaçınılmaz oluyor. Çünkü bize küçüklükten beri ağlama, bağırıp çağırma, sus, tepki verme, aman o senin büyüğün bir şey deme aman o senin küçüğün anlayışlı ol kalıplarıyla büyütüldüğümüz için ister istemez zihnimiz o anlara gidiyor. Kısacası duygularımız bastırıldığı için bu durumdayız. Halbuki bir kere olsun o anki duygumuzu kısıtlanmadan yaşasak belki şuan bir çoğumuzun psikolojik sorunları çıkmayacak. Maalesef bir çoğumuz bunlarla büyüdüğümüz için şuan da birisi bizi bastırmasa bile biz artık kendimizi bastırıyoruz. Benim böyle durumlarda kullandığım bir kaç taktik var ve cidden beni rahatlatıyor o içinde olduğum durumdan omuzlarımdaki yüklerden kurtularak çıkıyorum.
Muhtemelen birçok kişinin bildiği şeylerdir ama ben yine de hatırlatmak isterim. Ben bu önerileri çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir büyüğümden aldım bence sizlere de yardımcı olacaktır. 2025'in yazında belli bir süre bahsettiğim kişinin yanında kalmıştım. Ciddi anlamda dinlemeyi sevdiğim ve derdimi açabildiğim nadir kişilerdendir. Bir gece oturup dertleşirken bana bir öneri de bulunmuştu. Hissettiklerimi bir kağıda yazıp ya o kağıdı bir toprağa gömmemi ya da yakmamı söylemişti. Neden toprağa gömmemiz gerektiğini sorduğum da ise "Toprak her şeyi örter." demişti. Açıkçası dediği an aşırı etkilenmiştim. Çünkü cidden de öyleydi toprak her şeyi örterdi. Biz o konuyu o gün orada kapatmıştık. Ne o konusunu açtı irdeledi ne de ben bir şeyler ekledim. Evime geri döndükten belli bir süre sonra cidden kendimi berbat hissetmeye başlamıştım. O zamana kadar aklımda kaldığını bile fark etmemiştim ama o kişinin dedikleri geldi aklıma ve uygulayınca ciddi anlamda faydasını gördüm size de öneririm. Tabi ki her insanın rahatlama şekli farklı olabilir bu yüzden sizlere kullandığım birkaç yöntemden bahsetmek istiyorum. Ben evde tekken özellikle tek olduğumu belirtmek isterim çünkü evde bir başkası varken anne babanız dahil rahat rahat her şeyi yüzünüze vuramazsınız. Aynanın karşısına geçip içimde ne varsa her şeyi yüzüme karşı söylüyorum bunu uyguladığım da bazen yoğun bir ağlama seansı geçirsem de yüzümü yıkadıktan sonra cidden rahatladığımı hissediyorum. Bir şey daha var ki bunu daha geçen günlerde fark ettim. Herhangi bir teknolojik aletinizden online konuşma programlarında (zoom, teams vb.) sadece kendinizin olduğu bir konuşma bulutu açıp ekrandaki yüzünüze karşı bazı şeyleri söylemeniz bile içinizi o kadar rahatlatacak ki farkındayım ayna ile benzer belki de bazılarınıza göre aynı duruma geliyor fakat emin olun aynı şeyleri size hissettirmiyor. Her ne yaparsak yapalım bence yine bazı şeyler geçici olarak bizden gidiyor. Bu yüzden uzman birisiyle görüşmek daha iyi. Unutmadan demek isterim önerdiğim birkaç taktikten sonra duş almanız hem vücudunuza hem de içsel durumunuza iyi gelecektir.
Benden de sizlere küçük bir not olsun. Bazen sadece akıp giden yolu bazen de sadece duran bir kediyi izlersiniz o anlardaki huzurunuzu da unutmayın çünkü baktığınız şeyler zihninizde çözülmeyen bir davayı kendiliğinden çözüyor.
Zaman ayırıp buraya kadar sabredip okuduğunuz için teşekkür ederim. Her gününüz bir öncekinden daha umut dolu, daha ferahlamış şekilde geçirmeniz dileğiyle görüşürüz.


Yorumlar
Yorum Gönder